Gıybet dört çeşittir:
1- Küfür olan Gıybet: Bu şekilde gıybet edenlere; “Gıybet etme!” denildiği zaman; “Ben gıybet etmiyorum, gerçekleri söylüyorum” derse, Allah-u Zülcelal’in haram kıldığını helal olarak kabul etmiş olur. Maalesef günümüzde bu durum çok fazla olmaktadır. Bunun sebebi, bilmemektir.
Bu sebeple, birisi bize gıybet yaptığımızı hatırlattığı zaman, ona karşı çıkmak yerine; “Allah senden razı olsun. Beni büyük bir hatadan kurtardın” diyerek, minnet duyup hemen yaptığımız gıybeti terk etmemiz lazımdır.
2-Nifak olan gıybet: Bir kimsenin ismini vermeden yapılan gıybettir.
3-Günah olan gıybet: İsim verilerek bir insanın gıybetinin yapılmasıdır.
4-Mübah olan gıybet: Açıktan günah işleyenlerin gıybetidir. Yani, fasıkların ve bidat ehlinin gıybetidir. Onun için şu üç grub insanın tuttukları yol ve yaptıkları iş hakkında konuşmak, gıybet sayılmadığı gibi sevap bile vardır. Bunlar;
Zalim bir kimsenin, 2- Açıktan kötülük işleyen bir kimsenin, 3- Bid’at ehli olan kimsenin. Nitekim Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem bir hadis-i şeriflerinde; “Günahkâr kimsenin bulunduğu hali anlatın ki, insanlar ondan korunsun.’* buyurmuştur. Bunların helal olmasımn sebebi, bu gibi kimselerin kötülüklerinden muhafaza olmak içindir.
Gıybete beş yerde izin verilmiştir:
- Zulme uğrayan bir kimse, hakkının alınması için uğradığı zulmü ilgili mercilere bildirmesidir.
- Bir müslümanı, bir başkasının şerrinden korumak için, o kötü kişi hakkında konuşmak.
- Bir hususta fetva almak için, gerekirse “babam veya kocam bana zulmetti” diye konuşmak.
- Kötülüğü değiştirip, kötülüğü yapan kimseyi yola getirmek amacıyla yardım istemek için konuşmak.
- Ancak lakabı ile tanınabilecek birini, o lakabı ile tanıtmak. Örneğin; Sulugöz, topal ve bunun gibi.
KAYNAK: Cennet Yolunun Rehberi /Seyda Muhammed Konyevi