Nemime; hoşa gitmeyen bir şeyi açıklamak, daha açık bir ifade ile sırrı açığa çıkarmak, açıklanması hoşa gitmeyen bir şeyden örtüyü kaldırmaktır.
Nemime yani koğuculuk, Mümin için çok çirkin bir sıfattır ve Allah-u Zülcelal’in rızasına giden cennet yolunun üzerinde duran büyük bir engeldir. Kim ki koğuculuk sıfatını üzerinden atmak için gayret etmezse, bu sıfat sahibini doğruca cehenneme götürür.
Onun için Ebu lehebin karısı hakkında nazil olan; “Karısı da odun hamalı olarak. ” fTebbet; 4) ayet-i kerimesinden maksat, koğu- culuktur denilmiştir. Çünkü odun hammalı ateşi nasıl alevlendi- riyorsa, koğuculuk da insanların arasındaki düşmanlığı alevlendirir.
Buna bakarak Mümin olan şahsın, yolunun üzerindeki bu çirkin ve kötü, insanlar tarafından sevilmeyen ve Allah-u Zülcelal’in gazabına sebep olan koğuculuk sıfatından kurtulmak için gayret etmesi lazımdır.
Koğuculuk Allah-u Zülcelal’in haram kılmış olduğu bir sıfattır. Nitekim bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur; “Diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline!** (Hümeze; i)
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem de bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur; “İnsanlarla cday edenleri, sonra onların suçlarmı araştırıp yayanları, iyi kimselere suç isnad eden koğucuları Allah-u Zülcelal (kıyamet gününde) köpek suretinde haşredecektir:** (tbn-iHibban)
Başka bir hadis-i şeriflerinde ise şöyle buyurmuştur; “Allah-u Zülcelal*in katında en sevimsiz olanmız, laf getirip götürenler, kardeşlerin arasını açanlar ve temiz kimselere kusur bulmaya çalışanlardır. ** (Taberani)
Koğuculuk yapan kimse, yeryüzünde fesadı yayar, hıyanet etmekten ve insanların arasını açmaktan hiçbir zaman geri durmaz. Koğuculuk, Mümini alçaltsın en çirkin sıfatlardan birisidir. Onun için Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem başka bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur; “Koğuculuk yapan cennete giremez. ** (Tirmizi)
Koğucu kendisini zelil ettiği gibi başkalarım da perişan eder. Hammad bin Seleme’den şöyle rivayet edilmiştir; Adamın biri bir köle sattı, satın alana dedi ki; “Bu kölenin bir kusuru vardır, söz gezdirir.” Köleyi satın alan adam bu kusurunu önemsemedi ve onu evine getirdi. Aradan bir zaman geçtikten sonra, köle sahibinin hanımına gelerek;
- Kocan seni sevmiyor., senin üzerine başka birini seviyor. Sana iyice bağlanmasını ister misin? dedi. Kadın;
- Elbette isterim. Bunun için ne yapmam lazımdır? diye sordu. Köle dedi ki;
- Öyle ise git bir ustura bul, kocan uyuduğu zaman, sakalından bir tutam kes, getir. Onunla büyü yapalım. Sonra da sahibinin yanına giderek;
- Hanımın senden başka bir dost bulmuş. Seni de öldürmek istiyor. Bunu açıktan bilmek ister misin? dedi. Adam bunu duyunca irkildi ve;
– Elbette isterim, dedi. Köle ona dedi ki;
Öyle ise bu gece uyuyormuş gibi yap. Gece olunca adam uyuyormuş gibi yaptı. Birde baktı ki banımı elinde ustura ile geldi. Kendisini öldüreceğini sanarak, usturayı onun elinden aldı ve hanımını öldürdü. Hanımının akrabaları da gelip adamı öldürdüler. Böylece iki taraf arasında büyük bir kan davası oldu.
Buna bakarak, insan bir başkasının lafını başka birisine söylemeden önce çok iyi düşünüp, sonunun nereye varacağını bilmelidir. Şayet bilirse, kendisini bu çirkin sıfattan muhafaza edebilir.
Bir kişi Hasan-ı Basri rahmetullahi aleyhiye gelerek;
- Ya Haşan! Dün gece filan kişinin evinde davetteydim. Senin hakkında şöyle, şöyle konuştular, dedi. Hasan-ı Basri adama;
- Yemekte ne yedin? diye sorunca, adam yedi çeşit yemek saydı. O zaman Hasan-i Basri rahmatullahi aleyhi adama dedi ki;
- Allah razı olsun! Yedi çeşit yemeği karnında tuttun da bu sözü tutamadın mı?
Koğuculuk aynı zamanda kabir azabımn da sebebidir. Anır bin Dinar rahmetullahi aleyhiden şöyle rivayet edilmiştir: Medine halkından birisinin bir kız kardeşi vardı. Bir gün hastalandı ve vefat etti. O adam, kızkardeşinin cenazesini defnettikten sonra evine döndü.
Eve gelince cüzdanını kabre düşürdüğünü hatırladı. Yanma bir arkadaşını alıp kabre geldiler. Kabri açıp cüzdanını buldular. Adam arkadaşına; “Sen kenara çekil, ben kızkardeşimin ne halde olduğuna bakayım” dedi. Lahidin bir kısmını kaldırınca kız kardeşinin kabrinin alevle dolu olduğunu gördü. Hemen annesinin yanma gelerek; kız kardeşinin amelini sordu? Annesi dedi ki; “O komşuların evlerine gider, kulağını kapılarına koyup konuşmalarını dinlerdi. Sonra da bunu başkalarına anlatırdı.”
İşte, koğuculuk böyledir. Şimdi buna bakarak, kim Allah-u Zülcelal’in azabına dayanabileceğine inanıyorsa, koğuculuk yapmaya devam etsin!
KAYNAK: Cennet Yolunun Rehberi /Seyda Muhammed Konyevi