Bir kimse, sende olmayan bir hasletle seni överse iyice bilir, bir gün sende olmayan bir haslet ile seni kötüler. Ondan emin olma, ona güvenme. ”
İnsanın görevi, başkalarında hoş olmayan şeyler gördüğü zaman sükut etmektir. Ancak o halin anlatılmasında diğer insanlar için fayda varsa, veya bir günahı önleyecekse anlatılmasında bir salonca yoktur. Örneğin; başka birinin malını çalan veya zarar veren birini gördüğü zaman, gördüğünü haber vermesi lazımdır.
Bir kimse kendisine başka birisinin söylediği söz aktarıldığı zaman, o sözü aktaran kimseyi koğuculuk yaptığı için azarlamalı ve ona nasihat edip, yaptığının çirkin bir şey olduğunu anlatmalıdır. Hemen, kendisine sözü aktarılan kimseye kızıp, kötü bir zan- na kapılmamak lazımdır.
Bir kimse, Ömer bin Abdülaziz’in yanma gelerek başka birisi hakkında yaramaz şeyler anlattı. Adamı dinleyen Ömer bin Abdülaziz dedi ki;
- Bu söylediklerini araştırmak için bize mühlet ver. Eğer yalancı isen; “Eğer bir günahkar fasık, size bir haber getirirse, onu araştırm” (Hucurat;6) ayetinin hükmüne girersin. Şayet söylediklerin doğru ise; “… Daima kusur arayıp kmayan, durmadan laf götürüp getiren daima iyiliği engelleyen, günaha dadanmış…” (Kalem; ıo-14) ayet-i kerimesinin hükmüne girersin. İstersen bu araştırmayı hiç yapmadan seni affedelim, ne dersin? Adam dedi ki;
- Ya Emirel Müminin! Beni affet. Bir daha böyle bir şey yapmayacağım. Ne kadar da doğru ve güzel bir davranış. Onlar hem kendilerine, hem de başkalarına ne güzel doktorluk yapıyorlardı.
Ömer bin Abdülaziz radıyallahu anhunun bu davranışı, hepimiz için ne güzel bir örnektir. Denizden bir damlada olsa onlara mutabaat edersek hem kendimizi, hem de başkalarım selamete çıkarmış oluruz.
Birisi bize, başkası hakkında koğuculuk yaptığı zaman, onu azarlamamız ve söylediklerine itibar etmememiz lazımdır. Şunu unutmayalım ki bir kişiyi azarlayarak yaptığından vazgeçirmeye çalışmak, bir çok kimseyle boşuboşuna düşman olmaktan daha iyidir.
KAYNAK: Cennet Yolunun Rehberi /Seyda Muhammed Konyevi