Ana Sayfa / AZALARIN AFETLERİ / AYAĞIN AFETLERİ

AYAĞIN AFETLERİ

 

ayak

Allah-u Zülcelal’in yasaklamış olduğu günah yerleri olan, içki içilen yerlere, kumar oynanan yerlere, zina yapılan yerlere, gıybet edilen ve çirkin sözler konuşulan yerlere, Allah-u Zülcelal’in gazabı yağmaktadır. İnsan bu gibi yerlere gittiği zaman Allah-u Zülcelal’in gazabı onun üzerine de gelir.

Onun için Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Artık O’nun emrinden uzaklaşıp gidenler, kendilerini (dünyada) bir fitne, musibet çarpmasından yada (ahirette) kendilerine çok acıklı bir azab gelmesinden çekinsinler. ” (Nur 63)

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem de bir hadis-i şeriflerinde; “Allah-u Zülcelal kıskanır. Onun kıskançlığı, kişinin Allah’ın haram kıldığı şeyleri yapmasma karşı olmasıdır.” (Buhari, Müslim)

Diğer bir hadis-i şeriflerinde; “Helal bellidir, haram bellidir. Dikkat edin her hükümdarın bir koruluğu vardır. Allah’ın koruluğu da haram kıldığı şeylerdir. ” (Buhari, Ebu Davud) buyurmuştur.

Bu ayet-i kerime ve hadis-i şeriflere bakarak, insanın Allah-u Zülcelal’in haram kıldığı işlerin yapıldığı yerlere gitmekten kaçınması lazımdır. Tabii bu gibi yerlere gitmek istemesinin sebebi, nefsin arzu ve istekleri ve kötü kimselerle arkadaşlık etmesidir.

Oysa bilmek lazımdır ki kim nefsinin peşine düşüp giderse, dünyada perişan olacağı gibi, ahirette de çetin bir hesap ve acı bir azapla karşılaşacaktır. Kötü kimselerle beraber olduğu zaman da; “Arkadaşlarımı yalnız bırakmayayım, onlar kırılmasınlar” diyerek onlarla beraber günah yerlerine gidilmektedir. Oysa insanı kötü yerlere götüren kişi arkadaş değil, düşmandır. Çünkü hakiki arkadaş, arkadaşının hiçbir zaman kötü olmasını istemez.

Onun için günah yerlerine gitmemenin birinci şartı, kötü arkadaşları terkederek. iyi kimselerle arkadaşlık kurmaktır. Çünkü iyi kişiler, kendileriyle beraber olanları da daima, camilere, sohbet yerlerine, zikir meclislerine götürürler.

Bu gibi yerlere de Allah-u Zülcelal’in rahmeti yağmaktadır. Tabi yağmurun altında duran kişi de, o yağmurdan muhakkak nasibini alır.

Günah yerlerine gitmemenin bir çaresi de nefsin heva ve hevesine uymamaktır. Şayet insanın kalbine günah işlenen yerlere gitme isteği gelirse hemen Allah-u Zülcelal’e sığınıp, kalbinden o düşünceyi atmak için talih amellerin üzerine yönelmelidir.

Nitekim Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede; “Eğer şeytandan bir kötü düşünce seni dürtüklerse, hemen Allah’a sığın.” (Araf; 200) buyurmuştur.

Yürümenin edepleri

Müminlerin yürümelerinin de belirli bir şekli ve edepleri vardır. Burada kısaca bu edepleride anlatacağız. Yürümenin edepleri şunlardır;

1- İnsan bir yerden çıktığı zaman; “Bismillah. Tevekkeltu alellahi ve lahavle ve lakuvvete illâ billûhil aliyyil azim.”

(Allah’ın adıyla. Allah’a tevekkül ettim. Güç ve kuvvet, azim alan Allah’ındır) diye, dua ederek çıkmalı, kötü yerlere gitmekten Allah-u Zülcelal’e sığınmalıdır.

İnsanın evinin önünde bir şeytan, bir de melek bulunur, insan evden çıkarken. “Ya Rabbi! Beni hayır yerlere götür, kendimi sana teslim ettim “diye bir niyetle evden çıkarsa, Allah onu meleğe teslim eder ve dönünceye kadar onu hayırların üzerinde dolaştırır.

Bu yürümesi ona sevap olur. Ama; nefsine uyarak şu günahı yapacağım derse Allah-u Zülcelal onu şeytanın eline teslim eder. Şeytanda yularını o kişinin boynuna takarak ta eve dönünceye kadar günahların üzerinde dolaştırır.

2- Yürürken itidalli yürümelidir. Yürümesi çok hızlı olmamalıdır.

3- Yürürken, kibirli bir şekilde ve ellerini, kollarını sallaya, sallaya yürümemelidir.

4- Yolda yürürken, müslümanlara eziyet verecek şeyleri yoldan kaldırmalıdır.

5- Yürürken, önüne ve sağına tükürmemeli. Sol tarafına yada ayağının altına tükürmelidir.

6- Yürürken, karşılaştığı müslümanlara selam vermelidir.

7- Yürürken, büyüklerinin önünden yürümemelidir.

8- Bir kimse yorulduğu zaman düşmanını hatırlamalı, ayağı uyuştuğu zamanda, bir sevdiğini hatırlamalıdır.

Şayet Mümin olan bir kimse, bu edeplere riayet ederse, ayakları daima onu hayır meclislerine götürür.

Netice olarak, günah meclislerine gitmenin Allah-u Zülcelal’in rızasına giden cennet yolunun üzerinde bir engel olduğu; camilere, sohbet yerlerine, zikir yerlerine gitmenin ise cennet yolunun üzerinde bir rehber olduğu anlaşılmaktadır.

Günah işlenen yerlere gitmek, insana hem dünyada hem de ahirette zarardan başka bir şey getirmez. Öyle ise akıllı olan kişi, böyle günah işlenen yerlere karşı kalbinde bir sevgi ve istek bulundurmamaya gayret etmeli, henüz kıyamet günü gelmeden kendi hesabını görüp, yüzünü Allah-u Zülcelal’e dönmek, kendisine cennet yolunun üzerinde mesafe aldıracak amellerin yapıldığı meclislere gitmelidir.

KAYNAK: Cennet Yolunun Rehberi /Seyda Muhammed Konyevi

 

Bunu biliyor muydunuz?

FERCİN AFETLERİ

  Fercin afeti öyle büyüktür ki, insanı hem dünyada hem de ahirette perişan eder. Fercinin ...

Bir Cevap Yazın

Araç çubuğuna atla