Ana Sayfa / NEFS / GIYBETİ TEDAVİ ETME YOLLARI

GIYBETİ TEDAVİ ETME YOLLARI

gıybet7

Gıybet insanın hem dünyası hem de ahireti için çok tehlikeli bir hastalıktır. Bu hastalığın kökünü kalpden söküp atmak suretiy­le tedavi etmek farzdır. Gıybet hastalığının iki ilacı vardır.

Birincisi; ilimdir. Bu da iki kısma ayrılır:

  1. a) Gıybet hakkmdaki ayetleri, hadisleri ve büyüklerin sözlerini düşünüp, yaptığı her gıybetin karşılığında amel defterindeki se­vapların gıybet ettiği kişinin amel defterine, onun günahlarının da kendi amel defterine yazıldığını bilmektir. Bu durumda olan bir kimsenin kıyamet gününde içine düşeceği perişanlık çok büyük olur.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem gıybetin ne kadar büyük ve çirkin bir günah olduğunu her fırsatta dile getir­mek suretiyle ümmetinin kendilerini gıybet hastalığından muha­faza etmelerini istemiştir. Ona biraz olsun mutabaat ederek, ahire- timizi tehlikeye atan bu beladan uzak durmamamız lazımdır.

  1. b) İnsan bir başkasının gıybetini yapacağı zaman, kendi ayıbı­nı düşünürse, gıybet yapmaktan vazgeçer. Eğer ki kendisinde bir ayıp görmüyorsa, iyi bilmesi lazımdır ki, bundan daha büyük ayıp yoktur. Bütün insanlar beşerdir ve herkes hata ve kusur sahibidir.

İkincisi ise; Yukarıda söylediğimiz gıybeti düşünen, sebepleri terk etmek suretiyle gıybet hastadığını tedavi etmek mümkündür.

Netice olarak, gıybet hem insanların arasına düşmanlık koyar, hem de Allah-u Zülcelal’in gazabına sebep olur ve kıyamet günün­de insanın elini bomboş bırakır. Onun için Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem bir hadis-i şeriflerinde; “Bahçıvanın ağaçları budağı gibi gıybet de imanı eksilterek yok eder. ” bu­yurmuştur. (Esbehani)

Günümüzde gıybet çoğalmıştır. Peygamber Efendimiz sallalla­hu aleyhi vesellem zamanında kötü bir koku duyulduğu zaman, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyuruyor­du; “Münafıklardan bazıları, m üslümanların gıybetini yaptı, bu koku ondandlT. ” (Ahmed bin Hanbel, îbn Ebi’d Dünyâ)1

Bazı evliyalara; “Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem zamanmda gıybetin kokusu duyuluyordu. Bu gün ni­çin duyulmuyor?** diye sorduklarında, şöyle cevap vermişlerdir: “Zamanımızda gıybet çoğaldı, burunlar onunla doldu. Bu yüz­den onun kötü kokusu duyulmuyor. ”

Örneğin; bir kimse tabakhaneye gittiği zaman, oradaki kötü kokudan duramaz. Fakat orada çalışanlar, hiçbir kötü koku almaz­lar, çünkü burunları o koku ile dolmuştur. İşte, gıybet de aynen böyledir.

Gıybetin çoğalmasının sebebi, insanların Allah-u Zülcelal’in emir ve nehiylerine aldırış etmemeleri ve ahirete karşı merakla­rının azalmasıdır. Böyle olunca da yaptıkları günahlar gözlerine küçük görünmektedir.

KAYNAK: Cennet Yolunun Rehberi /Seyda Muhammed Konyevi

 

Bunu biliyor muydunuz?

NEMİME (LAF TAŞIMA – KOĞUCULUK)

Nemime; hoşa gitmeyen bir şeyi açıklamak, daha açık bir ifa­de ile sırrı açığa çıkarmak, açıklanması ...

Bir Cevap Yazın

Araç çubuğuna atla