Warning: ksort() expects parameter 1 to be array, object given in /home/tasvvfhl34f/public_html/wp-content/plugins/buddypress/bp-core/bp-core-template-loader.php on line 214
MÜNAKAŞA VE MÜCADELE ETMEK – Tasavvuf Ehli
Ana Sayfa / AZALARIN AFETLERİ / MÜNAKAŞA VE MÜCADELE ETMEK

MÜNAKAŞA VE MÜCADELE ETMEK

mnksa2

Dilin bir afeti de diğer insanlarla münakaşa ve mücadele et­mektir. Başka insanlarla münakaşa ve mücadele etmek, çok çir­kin bir hal olup, cennet yolunun üzerinde bulunan bir engeldir. Münakaşa, başkasının sözüne itiraz etmektir. Böyle kimseler, di­ğer insanlar tarafından sevilmezler.

Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Hakikaten de biz bu Kur’an’da, insanlar için her türlü misa­li sayıp dökmüşüzdür. Fakat tartışmaya en fazla düşkün olan varlık, insandır.” (Kehf 54)

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem de bazı hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur; “Kardeşine itiraz etme. Onu eda­ya alma. Yerine getiremeyeceğin bir vaâdde bulunma.” (Tirmizi)

“Bir toplum, Allah kendilerine hidayet verdikten sonra sa­pıtmaz. Meğer ki münakaşa yaparlar.” (Tirmizi)

“Haldi da olsa münakaşayı bırakmcaya kadar hiçbir kul, imanm hakikatinle erişip onu) tamamlayamaz.” (lbn-iEbidDünya)

Bilal bin Said rahmetullahi aleyhi de şöyle demiştir; “Bir kim­seyi inatçı, münakaşacı ve kendi görüşünü savunur bir vaziyette gördüğün zaman, iyi bilki onun helaki tamamlanmıştır.”

Münakaşa ve mücadele, karşısında bulunan kimseye galip gel­mek amacıyla yapıldığından dolayı sahibine hased ve nifak gibi kötü ahlaklar kazandırır. Bu davranışı yapan kimseler, her ne ka­dar sonradan dil ile birbirlerini sevdiklerini söyleseler de, kalben birbirlerine buğz ederler.

Onun için ahiretie meraldi olan ve orada perişan olmak iste­meyen kimseler, münakaşa ve mücadeleden vazgeçip, bunu kendi­lerine sanat edinen kişilere de nasihat ederek, bu hallerinde vaz­geçmek için gayret göstermelidirler.

İbn-i Eba Leyla rahmetullahi aleyhi Şöyle demiştir; “Arkadaşımla münakaşa ve mücadele etmem. Çünkü böyle yaptığım zaman, onu yalanlamış ve kızdırmış olurum.”

İnsanlarla münakaşa ve mücadele etmek, zamanı öldürmekten ve kalbi katılaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Oysa insanın ai­lesinden sonra en yakım arkadaşıdır. Onun için arkadaşlarımızla münakaşa ve mücadele etmeyi bırakıp, birbirimize güzel ahlakla muamele ederek elele verip Allah-u Zülcelal’in rızasına giden cen- f net yolunun üzerinde yürümeye gayret etmemiz lazımdır.

Nitekim Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuş- 1 tur: “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, ayrılmayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize  düşman kişilerdiniz de O’nun nimetiyle kardeşler oldunuz. ” .(Ali imran;103)

Buraya kadar anlattıklarımızdan, münakaşa ve mücadelenin i ne kadar çirkin bir davranış olduğu ve cennet yolunun üzerinde 1 bir engel olduğu; münakaşa ve mücadeleden kaçınmanın da cennet yolunun üzerinde bir rehber olduğu anlaşılmaktadır. Öyle ise 1 Müminlerin birbirlerini sevmeleri ve münakaşa ve mücadeleden kaçınmaları bir fazilettir. Fazilet sahiplerinin yurdu ise cennettir.

KAYNAK: Cennet Yolunun Rehberi /Seyda Muhammed Konyevi

Bunu biliyor muydunuz?

FERCİN AFETLERİ

  Fercin afeti öyle büyüktür ki, insanı hem dünyada hem de ahirette perişan eder. Fercinin ...

Bir Cevap Yazın

Araç çubuğuna atla