Warning: ksort() expects parameter 1 to be array, object given in /home/tasvvfhl34f/public_html/wp-content/plugins/buddypress/bp-core/bp-core-template-loader.php on line 214
GIYBETİN YAPILIŞ ŞEKLİ – Tasavvuf Ehli
Ana Sayfa / NEFS / GIYBETİN YAPILIŞ ŞEKLİ

GIYBETİN YAPILIŞ ŞEKLİ

gıybet6

Bir kimsenin kusuru olarak söylenen herşey gıybettir. Bu onun bedeninde, soyunda, huyunda, sözünde, işinde, elbisesinde, bini­tinde olan bir kusuru söylemek şeklinde de olabilir. Örneğin;

  • Bedeninde bulunan bir noksanlıktan dolayı yapılan gıybet etmek; Hz. Aişe radıyallahu anha Peygamber Efendimiz sallalla- hu aleyhi veselleme; “Safiye’nin boyu kısa değil mi?” dediğinde; Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem şöyle cevap ver­miştir; “Ya Aişe! Öyle kötü bir söz söyledin ki, denize düşse onu kirletir. ” (Ebu Davud)
  • Soyca gıybetini yapmak; Babası fasıktır veya düşük biridir, çöpçüdür gibi sözlerle yapılan gıybettir.
  • Ahlaki yönden gıybet yapmak; Filan kimsenin huyu kötüdür, cimridir, kibirlidir, hırsızdır, içkicidir, namaza karşı tembeldir, çok uyur gibi o kişinin ahlakındaki kusurlarını konuşmak gıybettir.
  • Elbisesi ile gıybet etmek; Filan kimsenin etekleri uzundur veya elbiseleri kirlidir gibi sözlerle yapılan gıybettir.
  • Hareketlerle başkasının kusurlarını anlatmak da aynı dil ile söylemek gibi gıybettir. Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöy­le buyurmuştur; “Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı (el, kaş, göz işaretiyle) alay etmeyi ve ayıplamayı adet edinenlerin vay ha­.” (Hümeze; 1, 2)

Hz. Aişe (r.a.ha) şöyle demiştir; “Bir kadının boyunun kısa ol­duğunu elimle işaret ettim. Peygamber Efendimiz sallallahu aley­hi vesellem buyurdu ki; “Ya Aişe! Gıybet ettin.” (Ebu Davud, Timizi,

Beyhaki)

Demek ki gıybet o kadar hassas mesele ki insan hiç farkında olmadan gıybete düşebilir. Onun için gıybetten muhafaza olabilmek için nelerin gıybet olduğunu ve bu gıybet hastalığının nasıl tedavi edileceğini bilmek lazımdır.

Gıybetin ne kadar zararlı olduğunu bilen bir kimse onun yapıldığı yerde bile durmaz. Yada gıybet edenleri bu yaptıklarından vazgeçirmeye çalışır. Nitekim Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur;

“Her kim Mümin kardeşinin gıyabmda ırzını savunursa, kıyamet gününde onun ırzını savunmak Allah-u Zülcelal’in üze- rine hak olur.” (ibn-iEbi’dDünya) Ama böyle yapmayıp gıybet edildiğini bildiği halde, o gıybet edenlere engel olmayan kimse, onları tasdik etmiş ve günahlarına ortak olmuş olur. Bu konuda, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem başka bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur;

“Kimin yanında bir Mümin kardeşinin gıybeti yapılırken gücü yettiği halde, Mümin kardeşine yardım edip gıybet edene mani olmayarak onu kendi haline terk eden kimseyi Allah-u Zülcelal çok muhtaç ve çaresiz olduğu zamanda (kıyamet gününde) terk eder.” (Taberani)

KAYNAK: Cennet Yolunun Rehberi /Seyda Muhammed Konyevi

Bunu biliyor muydunuz?

NEMİME (LAF TAŞIMA – KOĞUCULUK)

Nemime; hoşa gitmeyen bir şeyi açıklamak, daha açık bir ifa­de ile sırrı açığa çıkarmak, açıklanması ...

Bir Cevap Yazın

Araç çubuğuna atla