Ana Sayfa / Hadisler / Ayağa Kalkmak, Toplantı Adabı, Oturma

Ayağa Kalkmak, Toplantı Adabı, Oturma

Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “İnsanların kendisi için ayakta dikilmelerinden memnun olan kimse cehennemden yerini hazırlasın.”

Tirmizi.

Onlara (sahabeye) Resulullah’tan daha sevgili bir kimse yoktur. Buna rağmen O’nu (s.a.v) gördükleri zaman (kendisi için ayağa kalkılmasından) hoşlanmadığını bildikleri için ayağa kalkmazlardı.

Tirmizi.

Resulullah (s.a.v) ashabının kendisi için ayağa kalkmalarına müsaade etmediği gibi, Acemlere benzemek olacağından, toplantı yerine gelen bir kimse için topluca ayağa kalkmayı da hoş görmemiştir. Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Her kim yerinden kalkar ve sonra aynı yere dönerse, orada oturmaya en layık olan odur.”

                                                                    Ebu Davud, Tirmizi.

Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Herhangi biriniz oturmak için bir başkasını asla yerinden kaldırmasın. Ancak ona yer açınız. Sıklaşarak yer veriniz.” Bundan dolayıdır ki İbni Ömer, birisi kalkıp kendisine yer verdiği zaman asla onun yerine oturmazdı.

                                          Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi.

Bir yerde otururken yanındakilerle aynı hizada otururdu.

Müsned, İbn Mace.

Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir kimse, diğer bir kimseyi yerinden kaldırıp oraya kendisi oturmasın. Fakat aralanınız, genişleyiniz.”

                                                                 Buhari, Tirmizi, Darimi.

Resulullah (s.a.v), “Yollar üzerinde oturmaktan sakınınız buyurdu.” Sahabiler, “Ya Resulallah’ Bizim için meclislerimizden vazgeçmek mümkün değildir, buralarda biz (kendi içlerimizi) konuşuruz” dediler. Resulullah (s.a.v), “Madem ki sizin için her halde oturmak zarureti vardır, öyle ise yolların hakkını veriniz” buyurdu. Sahabiler, “Yolun hakkı nedir?” diye sordular. Resulullah (s.a.v), “Gözü (haramdan) indirmek, eza vermekten çekinmek, selamı alıp karşılamak, maruf ile emredip münkerden nehyetmektir” buyurdu.

                                                                               Müslim.

“Bir kimsenin, müsaadelerini almaksızın iki kişinin arasına girip oturması doğru değildir.”

Ebu Davud, Tirmizi.

“Resulullah (s.a.v) ashabı arasına girer otururdu. Bir yabancı geldiği zaman hangisinin Resulullah (s.a.v) olduğunu fark edemez ve sorma ihtiyacını duyardı.” Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Oturduğu yerden kalkıp da sonra oraya dönen kimse, o yerde hak sahibidir (o yer onundur).”

                                                                  Müslim, Tirmizi.

Resulullah (s.a.v)’in huzuruna girdiğimizde nerede yer bulursak oraya otururduk.

Ebu Davud, Müsned.

Biri ile yüz yüze gelince de, karşısındaki yüzünü dönüp ayrılmadıkça. Resulullah (s.a.v) o kimseden yüzünü çevirmezdi. Hiçbir arkadaşının yanında ayaklarını uzatarak oturduğu görülmemiştir.

Tirmizi, İbn-i Mace, İbn-i Sad.

Büreyde ibnu’I-Husayb (r.a): Resulullah (s.a.v) güneş ile gölge arasında oturmayı yasakladı.

İbn Mace.

KAYNAK:  Tirmizi, İbn Mace, İbn-i Sad, Ebu Davud, Müsned, Müslim, Buhari.

 

 

 

Bunu biliyor muydunuz?

İsraf

Her iştah duyduğunu yemen israftandır. İbn Mace KAYNAK: İbn Mace.

Bir Cevap Yazın

Araç çubuğuna atla